I.TEMEL TERİMLER

1.MFI; 2,16 kg yükte 10 dk’da akan polimer eriyiği miktarıdır. Polietilen için 190 oC, Polipropilen için 230 oC’de değerler alınmaktadır. Çok düşük MFI değerine sahip polimerler için 2,16 kg dışında 5 ve 21 kg’lık ağırlıklarda kullanılabilmektedir.

Polimerlerin temel parametrelerini ölçmek zor olduğu için, ortalama molekül ağırlığını, yoğunluğunu , kısa zincir dallanması ve MFR değerini ayrıca moleküler ağırlık dağılımını hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan  MFI değerini kullanmak uygun olur. Polimerler Spesifik bir MFI ve yoğunlukta üretilirler ve bu ürünün kullanımında gösterdiği özellikleri ile ilişkilidir.

2.Yoğunluk; Polimerlerin yoğunluğu kristalinite derecesi arttıkça artmaktadır. Yoğunluk genellikle polimerlerin fiziksel ve mekaniksel özleliklerini belirlemel için kullanılan bir parametredir. Birçok polimer için kristaliniteye bağlı olarak, yoğunluk arttıkça sertlik, yırtılma mukavemeti, çizilme dayanımı, kimyasallara karşı dayanım, yumuşama noktası artmaktadır.

II.POLİETİLEN VE POLİPROPİLEN

  • POLİETİLEN:
  1. Polietilen uzun hidrokarbon zincirlerinden oluşan bir termoplastik polimerdir. Petrol ve doğal gazlardan türetilen bir bileşik olan etilenden kimyasal olarak sentezlenir. Polietilenler lineer ve dallanmış olarak kategorize edilebilir ancak piyasada genellikle yoğunluklarına göre adlandırılırlar. Polietilen türlerinin zincir yapısı aşağıda gösterilmiştir.
  1. Bir polietilenin özellikleri 3 faktöre bağlıdır. Bazı özellikler bu tüm faktörlere bağlıdır.

* Moleküler yapısı; eriyik akış davranışını ve mekanik özelliklerini etkiler.

*Moleküler ağırlık dağılımı ve uzun zincir dallanması; eriyik elastisitesini, eriyik akış özelliklerini (kayma incelmesi, kayma sertleşmesi) etkiler.

* Kısa zincir dallanması; kristalinite  yoğunluk ve sertlik gibi özelliklerini belirler.

  1. Lineer polietilenlerde (mLLDPE, LLDPE, MDPE ve Bazı HDPE) dallanma büten, hekzen ve okten gibi komonomerler ile kopolimerizasyonla gerçekleştirilir. Dallanma derecesi polimer içerisindeki komonomer oranı arttıkça artar. Dallanma yapısı aynı zamanda komonomer oranına ve tipine ayrıca moleküller arasındaki komonomer dağılımına bağlıdır. Bunun anlamı farklı üreticilerden alınan lineer polietilenler farklı özelliklere sahip olabilirler. C4, C6,C8 ifadeleri polimerdeki komonomeri tanımlamak için kullanılmaktadır.
  2. Bazı kısa bilgiler

* LDPE ile LLDPE arasındaki moleküler yapı farklılığı ikisi arasındaki reolojik davranışı farklılaştırır.

* Yüksek MFI değeri daha kolay işlenebilirlik anlamına gelir ancak düşük MFI değeriyle kıyaslandığında fiziksel özellikleri daha kötüdür. Ancak eriyik sıcaklığı, ağız çapları ve eriyik basıncının farklı olduğu yerlerde çalışma şartları ve ürün özellikleri tahmin edilemez.

* Polimer harmanında LLDPE oranı arttıkça daha ince mikronlarda film çekmek mümkündür.

*LLDPE’nin düşük eriyik elastisitesinden dolayı, ekstruder ağız çıkışından itibaren daha hızlı oryante olurlar bu sebeple LLDPE den yapılan filmlerin mekanik özellikleri LDPE’den yapılan filmlere  göre daha iyidir.

*Bimodal HDPE’lerin aynı MFI değerindeki Unimodal HDPE’lere göre daha yüksek eriyik elastisitesinden dolayı  moleküler oryantasyonu için gereken süre daha fazladır.

* MFI değeri ile Mukavemet özellikleri etkilenirken, sertlik ve tokluk değerleri kristalinite veya yoğunluğa bağlıdır.  En iyi tokluk değerleri Düşük MFI düşük yoğunluklu polimer seçimi ile sağlanırken, sertlik yüksek yoğunluklu polimer seçimi ile sağlanır.

* MFI değeri arttıkça işlenebilirlik artar ancak ısıl yapışma, çekme mukavemeti, yırtılma ve darbe mukavemeti özellikleri negatif etkilenir.

* ESCR, polimerin yapısı, yoğunluğu ve moleküler ağırlığının bir fonksiyonudur. MFI değeri ve yoğunluk düştüğünde plastik ürünün çevresel şartlara karşı gerilme-çatlama direnci  artmaktadır.

POLİPROPİLEN

Genel olarak 3 farklı PP tipinden bahsedebiliriz.

PP-Homopolimer; Yüksek sertlik değerine sahip, polipropilenin devamlı zincirlerinden oluşan bir PP türüdür.

PP-Blok Kopolimer; Polipropilene %4-15 etilen eklenmesiyle elde edilen PP türüdür. Darbe mukavemeti değerleri yüksektir ve daha düşük kullanım sıcaklıkları sunar.

PP-Random Kopolimer;  %1-7 etilen molekülleri ve %99-93 propilen moleküllerinden oluşan PP türüdür. Etilen molekülleri polimer zincirindeki propilen molekülleri arasında rastgele şekilde yerleşmiştir. Random Kopolimer Polipropilen şeffaf yarı kristaldir ve iyi elektriksel yalıtım, iyi darbe mukavemeti ve yüksek sertlik sunar.

  1. Bazı kısa bilgiler

* Homopolimer PP aynı MFI değerine sahip random ve blok kopolimer PP’ye göre sertliği

daha fazladır.

*Homopolimer PP’nin yumuşama sıcaklığı (HDT) değeri yüksektir.

III.ERİYİK REOLOJİSİ

Eriyik reolojisini etkileyen faktörler;

I.MOLEKÜLER AĞIRLIK

Moleküler ağırlık,  yarı kristal polimerler için erime noktası üzerindeki ve amorf polimerler için camsı geçiş noktası üzerindeki  polimerlerin eriyik davranışını etkileyen temel parametrelerden biridir.

Düşük kayma hızlarında eriyik viskozitesi bir sabittir ve “sıfır kayma” veya Newtonian olarak adlandırılır.  Zincir dallanmasının etkisinin kısmi olduğu düşük molekül ağırlıklı polimerler için sıfır kayma viskozitesi polimer moleküler ağırlığı ile kısmı olarak orantılıdır.

Ancak kritik moleküler ağırlıklarda zincirler dolaşmaya başlarlar ve sıfır kayma viskozitesi moleküler ağırlıktan çok daha fazla etkilenir.

Düşük üretim hızlarında; Düşük molekül ağırlıklı polimerlerin viskozitelerindeki değişim, yüksek molekül ağırlıklı polimerlerin viskozitelerindeki değişime göre daha azdır.

Ancak üretim hızı arttıkça; Yüksek molekül ağırlıklı polimerlerin viskozitelerindeki değişim, düşük molekül ağırlıklı polimerlerin viskozitelerindeki değişime göre daha fazla olmaktadır.

Yüksek üretim hızlarında daha düşük MFI değerine sahip reçinelerinizi KOREN POLİMER KATKILARI ile rahatlıkla işleyebilirsiniz.

II.MOLEKÜLER AĞIRLIK DAĞILIMI

Newtonian bölgenin ötesinde, kayma hızı arttıkça eriyik viskozitesi düşmektedir. Bu davranış, “kayma incelmesi” olarak adlandırılır. Bu davranış polimer eriyiğinin işlenmesinde non-newtonian özellikler için oldukça önemlidir. Çünkü polimer eriyiği akışı hızlandıkça, enerji tüketimi ve ısı üretimi azalır.

Bir polimerin işlenebilirliği için gereken enerji viskozite-kayma hızı ile direk ilgilidir.

Aynı kayma oranlarında, geniş moleküler ağırlık dağılımına  sahip polimerler daha dar moleküler ağırlığa sahip polimerlere göre kayma incelmesi gösterdiği için viskoziteleri daha düşük olmaktadır.

LLDPE LDPE’ye göre daha dar moleküler ağırlık dağılımına sahip olduğu için aynı MFI değerinde dahi akışkanlığı zordur.

Bu sebeple polimer harmanında LLDPE oranını arttırmak için viskozitesini düşüren ve reolojisini düzenleyen KOREN POLİMER KATKILARI kullanılmaktadır.

III.DALLANMA
Polimer zincir dallanmaları zincir boyunca sayı, uzunluk ve dağılım açısından çeşitlenebilir.  B farklılıklar ilk olarak eriyik viskozitesini etkileyecektir. Dallanma az ve uzunsa, eriyik viskozitesi aynı polimer ağırlığına sahip lineer polimere gre daha fazla olacaktır.

Uzun dallı polimerlerin viskoziteleri ise lineer polimerlere göre kayma oranına daha fazla bağlıdır ve polimer eriyik elastisitesi uzun zincir dallanmasından etkilenir.

Ekstensiyonel viskozite uzun zincir dallanması uzun zincir dallanmasıyla doğru orantılıdır. Aynı kayma hızında LDPE’nin, LLDPE’ye göre ekstensiyonel viskozitesi daha yüksek olduğundan daha ince mikronlu film elde etmek için LLDPE’yi tercih etmek gerekmektedir.

IV.DOLGULAR

Polimer harmanında dolguların bulunması eriyik reolojisini değiştirmekte yani nihai ürün özelliklerini ve işlenebilirliği etkilemektedir. Dolgularn boyutu, şekli, dolgu konsantrasyonu ve partikülleri arasındaki etkileşimler ana faktörleri oluşturmaktadır.

Genel olarak dolguların kullanılması eriyik viskozitesinde artışa ve ağız şişmesinde azalmaya sebep olur. Dahası partikül etkileşimleri Non-Newtonian bölge aralığını arttırır, yani dolgusuz polimer eriyiğine göre daha düşük kayma hızlarında non-newtonian davranışı gösterir. Dolgulu polimerler düşük kayma hızlarında daha yüksek viskozite gösterirken, kayma hızları arttıkça dolgunun viskozite etkisi azalır.

Dolgu miktarının arttırılması ile “işlenebilirlik ve ürün açısından” eriyik reolojisinde meydana gelen olumsuzlukların giderilmesi amacıyla KOREN POLİMER KATKILARI kullanılmaktadır.

KOREN KİMYA,  Polimerlerin eriyik halde reolojilerine etki ederek hem üretim süreci hem de ürün için en ideale yaklaştıran özel polimer katkıları geliştirmiştir. Düşük ve yüksek üretim hızlarınagöre, eriyik reolojisinden kaynaklanan ürün sorunlarını çözmek için üreticilere farklı ürün grupları (BASELINE, GLIDE FX, COREMAX serisi) ile hizmet vermektedir.

IV.DOĞRU KATKI SEÇİMİ

V.UYGULAMA VE ÇÖZÜMLER

1.ŞİŞİRME FİLM ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER         

  • Polimer harmanında LDPE oranını azaltma/elimine etme
  • Yüzey kusurlarının eliminasyonu
  • Kalıp ağzı saçaklanmasının eliminasyonu
  • Çıktıyı arttırma
  • Hızlı renk değişimi sağlama
  • Daha düşük MFI değerine sahip polimer ile çalışma imkanı
  • Parlaklığı arttırma
  • Renk ve inorganik dolguların film içerisinde dağıtılmasının iyileşmesi

2.CAST FİLM ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  • Renk Değişimi için Daha Kısa Süre
  • Artırılmış Pigment Dispersiyonu
  • Azaltılmış Eriyik Basıncı
  • Daha az üretim hurdası
  • Azaltılmış Sıcaklık İle Enerji Tasarrufu
  • İç ve dış kalıp ağzı saçaklanması eliminasyonu
  • Üretimde Daha Az Kopuş
  • Renk ve inorganik dolguların film içerisinde dağıtılmasının iyileşmesi

3.BORU ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  • Yüzey kusurlarının eliminasyonu
  • Kalıp ağzı saçaklanmasının eliminasyonu
  • Extrüzyon basıncının düşürülmesi
  • Daha düşük proses sıcaklığında çalışma imkanı
  • Parlaklığı arttırma
  • Çıktıyı arttırma
  • Koku ve renk sorunlarını azaltma/elimine etme
  • Hızlı renk değişimi sağlama

4.ŞİŞİRME KALIPLAMA ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  • Çıktı miktarını ve toplam verimliliği arttırma
  • Ürün döngü süresini azaltma
  • Yüzey kusurlarını elimine etme
  • Üründe kalınlık kontrolünün iyileşmesi
  • Renk ve polimer değişimindeki firelerin azalması
  • Daha düşük MFI değerine sahip polimer ile çalışma imkanı
  • Daha düşük soğutma gereksinimleri
  • Optik iyileştirmeler
  • İyileştirilmiş sertlik ve darbe direnci

5.ENJEKSİYON KALIPLAMA ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  • Çıktı miktarını ve toplam verimliliği arttırma
  • Ürün döngü süresini azaltma
  • Yüzey kusurlarını elimine etme
  • Üründe kalınlık kontrolünün iyileşmesi
  • Renk ve polimer değişimindeki firelerin azalması
  • Daha düşük MFI reçine ile çalışma imkanı
  • Daha düşük soğutma gereksinimleri
  • Ürün şeffaflaştırma
  • İyileştirilmiş sertlik ve darbe direnci

6.ROTASYONEL KALIPLAMA ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  • Mikron dalgalanmasının eliminasyonu
  • Ürün içerisinde hava kabarcıklarının oluşumunun azaltılması/engellenmesi

7. PP ÇUVAL ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜMLER

  •  Kalsit gibi dolguların mukavemet problemine izin vermeden daha yüksek oranda kullanımına izin verir.
  • Hammaddenin akışkanlığını iyileştirir, daha düşük MFI değerine sahip hammadde ile çalışmaya imkan sağlar.
  • Renk dispersiyonu sağlayarak daha canlı ve koyu renkli ürün elde edilir.
  • Hammadde’nin MFI aralığından dolayı oluşan üründeki homojenlik sorunlarını elimine eder.
  • Plastik ürünün yük altında kullanım ömrünü iyileştirir.

VI.KOREN ÜRÜN SERİLERİ VE BAŞLICA FAYDALAR

BASELINE EN SERİSİ

  •  Üretim süreçlerine değer katar, ürünün yüzeyini geliştirir.
  •  Geleneksel polimer katkısıdır. Rakiplerine oranla üstün performansa sahiptir.
  •  İhtiyaca vabeste geniş ürün portföyü ile rekabetçi çözümler sunar.

COREMAX SERİSİ

  •  Ürüne ve üretim süreçlerine eşsiz ve benzersiz değer katar.
  •  Yüksek üretim hızlarında çalışmaya olanak verir.
  •  Her ayrı katkı MB’nin farklı etkilerini tek başına gösterir.
  •  Hem makine ömrünü uzatır hem de ürünün mekanik değerlerini artırır.

DYNEX  SERİSİ

  • Düşük MFI hammaddenin işlenebilirliğini iyileştirerek verim artışı sağlar.
  • Nihai ürünün mukavemet değerlerine olumlu katkı sunar.
  • İplik kopuşlarını azaltır, iplik denyesini homojenleştirir.

GLIDE FX SERİSİ

  •  Üretim süreçlerine ve özellikle ürüne değer katar.
  •  Yüksek kayma hızlarında sorunsuz üretim ve yüksek çıktı sağlar.

CURVE SERİSİ

  •  Üretim çevrim süresini azaltır.
  •  Ürünün optik ve mekanik özelliklerini geliştirir.

FUSION SERİSİ

  • Kovan, mil ve ağız kısmına yapışan yanmış, erimemiş veya jelleşmiş polimer ve katkı kalıntılarını temizler.